Bandrol Uygulamasında Yaşanan Hukuki Sorunlar

Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu 20 OCAK 2016  Çarşamba günü ‘Telif Hakları ve Bandrol Uygulamasında Yaşanan Hukuki Sorunlar’ konulu bir seminer düzenledi.
 
Deluxe Golden Horn Otel’de gerçekleştirilen seminere İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Av. Dr. Cahit Suluk, Suluk Avukatlık Bürosu Avukatı Bahattin Çarkacı ve TBYM Genel Sekreteri Av. Melahat Boran konuşmacı olarak katıldı.

Seminerde; ‘Telif Haklarına İlişkin Genel Bilgi’ hakkında Av. Dr. Cahit Suluk, ‘Türk Hukukunda Yayımcıların Bandrol Yükümlülüğü’ hakkında Av. Bahattin Çarkacı ve ‘Bandrol Uygulamasında Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri hakkında ise Av. Melahat Boran katılımcıları bilgilendirdi.


 
Sunumunu YAYFED Müdürü Yavuz Saykı’nın yapmış olduğu programın açılış konuşmasını YAYFED Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Doğru yaptı.
 
Konuşmasına Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu’nun 5 yıl önce kurulduğunu belirterek başlayan Başkan Hüseyin Doğru, YAYFED’in en önemli amacının sektörün faktörlerini birleştirmek ve sektörde en önemli sorun teşkil eden bandrol satışını gerçekleştirerek, korsancıların usulsüz belgelerle bandrol almalarını engellemek olduğunu kaydetti.

Yapılan bu tür uygulamalarla yayımcılık sektörünün sağlıklı bir düzeye getirildiğine dikkat çeken Başkan Hüseyin Doğru sektörle ilgili birçok faaliyetlere de imza attıklarını söyledi.
 


Çalıştay Raporu Bakanlık Masasında
 
Başkan Hüseyin Doğru konuşmasına şöyle devam etti: “Yapmış olduğumuz faaliyetlerden birincisi Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı temsilcileri ile birlikte 3 yıl önce yaptığımız elektronik yayıncılık çalıştayı oldu. Burada elektronik yayıncılıkla alakalı önemli standartlar belirledik. İkincisi telif bilincini arttırmak amacıyla toplumda farkındalık yaratma projesi gerçekleştirdik ve bu yapılan çalışmayı sürdüren araştırma şirketi tüm araştırma şirketleri arasında yapılan yarışmada birinci oldu. En son gerçekleştirdiğimiz ise hakim ve savcılara yönelik yayımcılık sektöründe telif hakları ve korsanla mücadele çalıştayı oldu. Burada da çok önemli neticeler aldık. Çünkü yakın zamanda kanun tasarısının değişmesi gündemde olduğu için hakim ve savcılarımızın çok değerli görüşlerini birleştirerek çalıştay raporu haline getirdik. Bu rapor şuanda Bakanlığımızın masasında kanun çalışmalarında kullanılıyor.”


 
Kanun Çalışmalarında Rol Alıyoruz
 
Göreve yeni gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal’ın ‘FSEK Kanun çalışmalarını hızlandırın’ talimatını vermesinin ardından Telif Hakları Genel Müdürü Ali Atlıhan ile görüşmeler yaptıklarını sözlerine ekleyen Başkan Hüseyin Doğru; “bir grup oluşturduk. Bu gruba sadece yayıncı meslek birlikleri ve YAYFED olarak değil aynı zamanda yazar eser sahipleri meslek birliklerini de kattık. Dolayısıyla ilim ve edebiyat alanındaki tüm meslek birlikleri ile düzenli toplantılar yapmaya başladık. Sonuncusu Ankara’da yapıldı. Toplantıya telif Hakları Genel Müdürü Ali Atlıhan da teşrif etti. Dolayısıyla biz şuanda oluşturduğumuz birliklerimiz ve federasyonumuz ile birlikte artık kanun çalışmalarında da rol almaya çalışıyoruz” dedi.
 
Dünyada 11. Sıraya Yükseldik
 
Yayımcılık sektörünün artık örgütlü bir sektör haline geldiğini ifade eden Başkan Hüseyin Doğru konuşmasını şu cümlelere yer verdi: “Artık derneklerimiz var, meslek birliklerimiz var, federasyonumuz var ve artık biz örgütlü bir sektörüz. Biz yayıncılık sektörüyüz. ISBN sayısı, yeni eser sayısı bakımından dünyada 11. sıraya yükseldik. Ve ciro sayısı bakımından ise uluslararası yayıncılar birliği verilerine göre 13. sıradayız. Ve artık sektörümüz ile ilgili yazılan kanunlara müdahil olabiliyoruz ve bununla da gurur duyuyorum.”


 
Süreli Olmayan Yayın: Kitap
 
Telif hakları ile ilgili genel bir bilgi vererek konuşmasına başlayan Dr. Av. Cahit Suluk, bunun hukuk sisteminin neresinde olduğunu anlattı: “Fikri Mülkiyet diye bir çatı kavramımız var. Onun altında da telif hakları ve sınai haklar. Telif haklarının içinde ilim edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri ve sinema eserleri yani 4 tane kategorimiz bulunmaktadır. Bu kategoriden bir tanesi ilim edebiyat eserleri. Bizi burada ilgilendiren kitap yani süreli olmayan yayınlar. Bir de bunların kendi içindeki veya bir eser kategorisindeki başka bir eser kategorisine dönüştürülmesi var. Ona da biz işleme diyoruz”


 
Yasa koruyucunun kitaba bir eser muamelesi yaptığını ve buna da kanun çerçevesinde koruma geldiğini sözlerine ekleyen Dr. Av. Cahit Suluk şunları söyledi: “Sonuçta herkes bu korumadan istifade ediyor. Yasa koruyucu eser sahibine bazı haklar bahşediyor. Ben bu hakları manevi haklar, maddi haklar ve diğer haklar şeklinde kategorize ettim. Manevi haklara baktığımızda umuma sunma hakkı, adın belirlenmesi hakkı, eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkı, eserin aslına ulaşma hakkı, teşhir hakkı ve tahrip etmeyi önleme hakkı. Mali haklara baktığımızda işleme hakkı, çoğalma hakkı ve yayma hakkı. Diğer haklara baktığımızda ise pay ve takip hakkı, cayma hakkı ve vazgeçme hakkı olarak kendi aralarında sınıflandırabiliriz.”


 
Bandrol Nedir?
 
Dr. Av. Cahit Suluk’tan sonra konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen Av. Bahattin Çarkacı bandrolün yönetmelikteki tanımını dile getirerek sözlerine başladı: “Bandrol; fikir ve sanat eserlerinin izinsiz çoğaltılmalarının ve taklit edilmelerinin önlenmesi amacıyla, fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmış nüshaları ile süreli olmayan yayınların üzerine yapıştırılan, sökülmesi halinde parçalanan ve yapıştırıldığı malzemenin özelliğini kaybettiren nitelikte güvenlik şeridi içeren holografik özellikli bir güvenlik etiketidir.”


 
Türk hukukunda yayımcıların bandrol uygulamasının esas ve usulleri hakkında da bilgi veren Av. Bahattin Çarkacı, kurum tarafından istenilen evrakları eksiksiz olarak getiren her yayımcıya başvurduğu kurumun 10 gün içerisinde bandrol vermesinin bir mecburiyet olduğunu kaydetti. 
 
Bandrol uygulamasının ilk defa sinema eserleri için uygulandığını sözlerine ekleyen Av. Bahattin Çarkacı, “süreli yayınlarda da yani belirli sürelere tabi yayımlanan, gazete, dergi ve benzeri dışında kalan her tür yayınlarda da bandrol zorunluluğu var” diyerek kanunun bu zorunluluğuna yönetmelikle istisnalar getirildiğini belirtti. Av. Bahattin Çarkacı sözlerini almış olduğu bandrolü kaybeden yayıncıların emniyete giderek şikayetçi olmasının yararlı olacağını ifade ederek sonlandırdı. 


 
Eserlerde Bandrol Zorunluluğu
 
Av. Bahattin Çarkacı’dan sonra bandrol uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkındaki yönetmelik hakkında bilgi vererek konuşmasına başlayan Av. Melahat Boran,  5846 sayılı FSEK 81. maddesi uyarınca süreli olmayan yayınlara çoğaltılmayı takiben sevkiyattan önce muhakkak bandrol yapıştırılmasının zorunlu olduğunu belirtti. Bandrolün amacının: eser ve hak sahiplerinin haklarının takip edilmesini sağlamak ve fikri hak ihlalleriyle mücadele etmek olduğunu dile getirdi.
 
Bandrol yükümlülüğüne aykırı ya da bandrolsüz eseri çoğaltıp satışa arz eden, satan, dağıtan veya ticari amaçla satan ya da kabul eden kişiler hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve beşbin güne kadar adli para cezası olduğunu söyleyen Av. Melahat Boran, yayınevlerinin matbaadan gelen eserler içerisinde bandrolsüz olanları tespit ederek ayırmalarını tavsiye etti. Bandrol zorunluluğu olan eserler yönünden depolarında bandrolsüz bulunmasının sorun teşkil ettiğini ve önlem olarak bu eserleri tasnif ederek ayrı bir bölüm yapılmalı ve uyarı yazılarının yazılması gerektiği üzerinde durdu. Aksi takdirde il denetim komisyonlarının yapacağı denetlemelerde sıkıntı yaşayacaklarını ifade etti.


 
İsteğe Bağlı Bandrol Uygulaması
 
Konuşmasının devamında isteğe bağlı bandrol hakkında da katılımcıları bilgilendiren Av. Melahat Boran şunları söyledi: “tanıtım veya bilgilendirme amaçlı katalog, broşür, kullanım kılavuzu ve tarifeler”, “bandrollenmiş süreli olmayan yayınların ekinde verilen içerik tamamlayıcı niteliği bulunan materyaller”, “resmen yayınlanan veya ilan olunan kanun, tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge, kazai kararlar” bunların ilk grubudur.
 
Yayıncılık için önemli bir istisna eğitim ve öğretim kurumlarında eğitim ve öğretim amacıyla kullanılacak yayınlardan ön ve arka kapaklar ile belirli sayfalarda on dört puntodan küçük olmamak üzere, ‘tanıtım nüshasıdır, para ile satılamaz’ ibaresi taşıyan tanıtım nüshalarında bandrol zorunlu değil.  


 
Yurt dışında dağıtımı yapılmak üzere ve ülke içinde ticari dolaşıma sunulmamak kaydıyla sadece çoğaltımı ülke içinde yaptırılan yayınlarda bandrolün isteğe bağlı olduğunu belirterek, Türkiye’de piyasaya sürmeyecekleri eserleri dünyanın hangi ülkesi için çoğaltıp yayacak olursa olun bandrol alma zorunlulukları yoktur."
 
Kapak hariç toplam 48 sayfayı geçmeyen, okul öncesine, ilköğretime ve ortaöğretime yönelik eğitim amaçlı süreli olmayan yayınlarda da bandrolün isteğe bağlı oluğunu belirten Boran, bu istisnanın yanlış yorumlandığını ifade ederek "​48 sayfa altı istisnası Meslek Birliğimizin talebi doğrultusunda ortaöğretim ibaresi eklenerek genişletilmiştir. 48 sayfa altı tüm eserlerde bandrol zorunlu değil ama yaklaşım yanlış. Bu istisnanın sadece ilköğretim, ortaöğretim ve okulöncesine yönelik eğitim amaçlı eserler ile sınırlı tutulmuştur" dedi.

Av. Melahat Boran, yapılan arama ve el koymalarda eski yönetmelikte 96 sayfa serbestisi ile basılan eski baskıların toplatıldığını, polislerin ve hatta bazı bilirkişilerin eksik bilgileri nedeniyle zor duruma düşen yayınevlerinin olduğuna dikkat çekerek bu duruma özgü bir genelgenin mevcut olduğunu ve gerekli kalınması durumunda talep edenlere yetkililere iletmeleri için gönderdiklerini belirtti ve yayıncıların eğitim ve öğretim kurumlarında eğitim ve öğretim amacıyla kullanılacak yayınlar dışında promosyon ya da ücretsiz dağıtılacak eserler içinde muhakkak bandrol alması gerektiğini ifade etti.


 
İthal Eserler İçin Bandrol
 
Yayma hakkının devralınması suretiyle yurt dışından İthal edilen (süreli olmayan) yayınlar için gerekli evraklara sahip ve Meslek Birliğinden referans yazısı alanların toplu olarak bandrol alabildiklerini sözlerine ekleyen Melahat Boran, hangi yayınlarda veya dizilerde kullandıklarını Bakanlığa bildirmeyenlerin ise yeni bandrol alamadıklarını ve bu sistemin kolaylaştırılması yönünde girişimlerde bulunduklarını kaydetti.
 
Seçimlik Başvuru

Av. Melahat Boran sözlerine şöyle devam etti: "Bandrol talebinde bulunan yayınevinin faaliyet merkezinin ya da bandrol talep edilen nüshaların çoğaltımının yapılacağı yere bağlı YAYFED’den seçimlik olarak bandrol başvurusu yapabilecekler.


 
Seri ya da Cilt Eserlere de Bandrol
 
Tamamı bir defada ticari dolaşıma giren ve birbirini takip eden nüsha olarak tespit edilmiş ayrılmaz bir bütün arz eden eserler için tek bir bandrol alınabilecek. Söz konusu nüsha ve materyaller birbirinden ayrı satılamaz ve bu husus oniki puntodan küçük olmayacak şekilde nüsha ve materyaller ile ambalajları üzerinde belirtilmesi gerekmektedir.
 
İl Denetim Komisyonları Denetimi
 
81 il Denetim Komisyonları bandrollenmesi zorunlu nüshaların bandrollü olup olmadıklarını RE’SEN denetleyebilirler yani arama ve el koyma kararına gerek olmadan bandrol incelemesi yapabilirler."
 
155 Aranarak Müdahale Edilebilir
 
Yollarda, meydanlarda, pazarlarda, kaldırımlarda, iskelelerde, köprülerde ve duraklarda orijinal kitapların bile satışının yasak olduğunu hatırlatan Av. Boran, "arama kararına gerek olmadan bu yerlerdeki korsan satışı 155’i arayarak bile müdahale edilmesini ve kaldırılmasını sağlayabilirsiniz" dedi.
 
Sahte Bandrol
 
Sahte bandrol üreten, satışa araz eden, satan, dağıtan, satın alan, kabul eden ve kullanan kişi için de 3 yıldan 7 yıla kadar hapis, beşbin güne kadar da adli para cezası uygulandığını belirterek sahte bandrolün kullanımının bile suç olarak kanunda belirtilmesine dikkat çeken Melahat Boran eğer bandrolsüz eserlerin de okunması ya da kullanılması durumunda idari para cezalarının verilmesi durumunda korsanın önüne geçilebileceğini söyledi.
 
İmha
 
Yayınevlerinin bandrollerin kullanılmaması ya da hatalı kullanılması durumunda imha yoluna başvurmalarını isteyen Av. Boran, aksi takdirde eserleri için aldıkları bandrollerin yetkisiz kişilerinin eline geçmesi ve bu bandrollerinin başka eserlerde kullanılması durumunda hukuken sorumlu olacaklarının altını çizdi.


 
Teslim Tesellüm Belgesi
 
TBYM olarak yayınevlerine teslim ve tesellüm evrakları ile bandrolü matbaaya vermelerini ve alırken de ayrı bir tutanak ile teslim almalarının önemine vurgu yapan Av. Melahat Boran son olarak yayınevlerinin mevcut sözleşmelerinde ne tür haklara sahip olduklarını değerlendirmelerini ve buna göre bandrol talep etmelerinin doğru olacağını ve mevcut sözleşmelerin süreleri, baskı sayıları gibi konuların hayati önem taşıdığını dile getirdi ve "baskı sayısı ile devir aldığınız sözleşmede her aldığınız bandrol ile bu hakkınız tükenir ve bu yüzden sözleşmeleri ticari olarak da tekrar yeniden gözden geçiriniz. YAYFED’in fiziki denetim ile bandrol verilmesi mekanizması sayesinde orijinal bandrol temin ederek korsan kitap üretimi ve satışının yok denecek kadar az sayılara indi" dedi. 

Programın son bölümü soru-cevap şeklinde geçerken katılımcılar bandrolle ilgili yaşadıkları sorunlara ilişkin çözüm yollarını konuya vakıf yetkili kişilerden alma imkanı buldular.

22.01.2016
Sizde bu yazı hakkında düşüncelerinizi paylaşın..

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YORUM YAP
Tüm Yorumlar

TÜM YORUMLAR

( 0 )

DUYURULAR

next prev Tümü